Alışveriş Sepetiniz boş.

Alışveriş Sepeti

Alışveriş Sepetiniz boş.

( Açıklamalı - İçtihatlı ) TÜKETİCİ KREDİLERİ ve TÜKETİCİ KREDİSİ SÖZLEŞMELERİ

Doç. Dr. Tamer İNAL
Türk Hukuku'nda, 23 Şubat 1995 tarihli, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 6 Mart 2003 kabul tarihli, 4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile, muhtelif değişikliklere uğramıştır. Bir diğer değişiklik de, 14 Temmuz 2004 tarihli ve 5217 sayılı Kanun ile yapılmıştır. Diğer yandan, çeşitli Yönetmelik?ler çıkarılmıştır. Bu kapsamda 4077 sayılı TKHK m. 3 hükmünde yapılan değişiklikle, "tüketici" ve "tüketici işlemi", yeniden tanımlanmıştır. Buna göre, "tüketici, bir mal veya hizmeti, ticarî veya meslekî olmayan amaçlarla edinen, kullana...

Kamu Hukuku Açısından Mülkiyet Hakkı ve Sınırlandırılması (2004)

Fiyatımız :  15,00 TL

Kamu Hukuku Açısından Mülkiyet Hakkı ve Sınırlandırılması (2004)Hakim Yarbay Saim Tuğrul

Mülkiyet hakkı, insanın temel haklarından birsi olup, en kısa şekli ile, "malik ile şey arasındaki ilişki? olarak tanımlanmaktadır. Malikine elde bulundurma, kullanma, yaralanma, tasarrufta bulunma, elden çıkarma ve müdahaleleri önleme yetkilerini tanımaktadır. Mülkiyet hakkının doğuşu ve tarihsel gelişiminin tayini, insanlık tarihinin en zor meselelerinden birisidir. Yüzyıllar boyunca, sosyal yaşamı daha ileriye götürmek için çalışan insanlar, eski çağlardan beri mülkiyeti, 19?ncu yüzyılın ortalarına kadar, kutsal ve dokunulamaz bir hak olarak, kabul etmişlerdir. Ancak, bu hak üzerine tartışmalar 19?ncu yüzyılda yoğunlaşmış olup, batı?da hukuk ve iktisadi hayat yavaş yavaş bireycilikten, sosyal bir düzene doğru gelişmiştir. Bu değişim, 1789 Bildirisi?nin oluşturduğu liberal düzenin temeli olan mülkiyet hakkını da etkilemiş ve malikin yetkileri, 19?ncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren günümüze kadar sürekli bir biçimde kısıntıya uğramıştır. Günümüzde artık, çağdaş batı anayasalarında mülkiyet sınırsız bir hak değil, sosyal bir haktır. Hukukumuz açısından, batı anlayışına uygun insan hakları bilinci, Cumhuriyet döneminde gelişmiştir. 1924 Anayasası?nda Türklerin tabi haklarından sayılan Mülkiyet Hakkı, 1921 Anayasası?nda ise, sosyal bir hak olarak düzenlenmiş ve kamu yararı nedeni ile sınırlanabileceği belirtilmiştir. 1982 Anayasası?nda klasik haklar arasında düzenlenmekle beraber, mahiyeti itibarı ile, sosyal bir haktır. Her dönemde özgürlüğün temel şartı olarak görülen mülkiyet hakkı, sosyal bir haktır ve ancak kamu yararı nedeni ile sınırlandırılabilir. Bununla birlikte, bu kısıtlamalar hakkın özüne dokunmamalı, demokratik ve laik cumhuriyetin gereklerine aykırı olmamalıdır. Kamu yararı ile, kişilerin yararı arasında adil bir denge kurulmalıdır.
 
 

 
 
Kazancı Kitap © 2003  - Her Hakkı Saklıdır
Bu site Kaleydoskop Dijital Ajans tarafından hazırlanıyor.